MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, ... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirket ana sözleşmesinin 9. Maddesine göre sanık ile ...'nin müşterek atacakları imza ile şirketi borçlandırabilecekleri, sanığın aralarındaki mal alış verişi nedeniyle katılana 15/01/2007 tarihli ve 18.000.00 TL meblağlı çeki tek başına keşide ederek verdiği, çekin bankaya ibrazında çift imza ile keşide edilmesi gerektiği düşüncesi ile çekin iade edildiği olayda,
Sanığın mal alış verişi nedeniyle katılanın ortağı olduğu ... Oto. Day. Tük. Mal. Tar. Ür. San. Tic. Ltd. şirketi ile şifai anlaşma yaptıklarını, ortağının İstanbul’da olması nedeniyle eksikliği sonradan giderilmek üzere çeki imzalayıp teminat amacıyla verdiğini, ancak malların teslim edilmemesi üzerine eksikliğin giderilmediğini ve çekin iadesinin istendiği halde iade edilmediğini, şirket defterlerinin incelenmesi halinde bu durumun ortaya çıkacağını savunması karşısında, sanığın ortağı olduğu şirket ile ilk ciranta olan katılana ait şirketin ticari defter ve kayıtları, varsa fatura veya makbuzlar getirtilip mal alım satımı yapılıp yapılmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, sanığın diğer ortağı olan ... ...’nin tanık sıfatıyla olayla ilgili beyanı alınmadan, sanığın kişisel olarak kendi imzasının bulunduğu çek borcundan hukuken sorumlu olduğu da gözönüne alınarak, menfaat temininin dolandırıcılık suçunun unsuru olduğu gözetilmeksizin sanığın teminat karşılığı verildiğini söylemesinden dolayı somut bir alışverişin olmasının gerekmediği yönündeki yasal olmayan gerekçe ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/06/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.