MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, Özel belgede sahtecilik, Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
HÜKÜM: Beraat, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan ...’ın Maliye’ye olan borcu dolayısıyla doğrudan gelir desteğinden faydalanamayacak olması nedeniyle eski eşi olan diğer sanık ... adına kira sözleşmesi yaparak .... İl Tarım Müdürlüğü’ne verdiği, evraklar arasında yer alan ve kadastro müdürünün imzasını taşıyan 106 ada 64 no’lu parsele ilişkin tapu senedinin yüzölçümü kısmında 5491 m² yazan rakamların başına farklı bir kalem ve karakterle (l) rakamının eklendiği, yapılan bu tahrifatın çok belirgin olması nedeniyle evrakın denetlenmek üzere gönderildiği Uşak Tapu Sicil Müdürlüğü’nde durumun anlaşıldığı, bu şekilde sanıkların resmi belgeyi bozma, özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanıklar hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik katılan vekili ile sanık ... müdafii tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin kararlara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir kanun yolu başvurusunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulüyle görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar hakkında resmi belgeyi bozma suçundan kurulan beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tapu senedi üzerinde yapılan sahteciliğin anlaşılabilir nitelikte olması nedeniyle iğfal kabiliyetinin bulunmadığı hususları gözetilerek, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.