MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan tarafından kendisine 26.10.2006 tarihinde onarması için verilen ... marka cep telefonunun tamirini yaparak 18.11.2006 günü teslim edeceğini belirtmesine rağmen, bu tarihte geri vermediği, katılanın defalarca başvurmasına karşın İstanbul’a gönderildiğini ve henüz yapılmadığını söyleyerek telefonu iade etmediği, daha sonra da işyerini kapatarak kaçtığı, aradan uzun süre geçmesine rağmen katılana telefonunu geri vermediği gibi bedelini de ödemediği anlaşıldığından, eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesinde, hapis cezasının yanında adli para cezasının da öngörülmüş olmasına rağmen, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy