MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdur ...'nın ikametine gelerek kendisini kurye olarak tanıttıktan sonra aynı apartmanın 15 numaralı dairesinde ikamet eden ...'a kargo getirdiğini; ancak evde bulunmadığından dolayı teslim edemediğini belirterek mağdurdan söz konusu kargoyu ilgili kişiye daha sonra vermek üzere teslim almasını istediği, mağdurun kargoyu teslim almayı kabul ettiği, sanığın ücretli gönderi olduğunu söyleyerek 30 TL para istediği, mağdurun 30 TL parayı sanığa verdiği, sanığın evden ayrıldıktan sonra mağdurun eşi olan ...'nın geldiği, mağdurun yaşanan olayı eşine anlattığı, eşinin durumdan şüphelenerek komşuları olan ...'ı telefon ile aradığında komşusunun herhangi bir kargo beklemediğini öğrenmesi üzerine koliyi açtıklarında içerisinde bir adet boş defter olduğunu gördükleri, ....'ın dışarıya çıkarak şüpheli şahsı araştırmaya başladığı ve bir apartman dairesinin kapı zilini çalarken görmesi üzerine de polise haber verdiği, neticesinde sanığın yakalandığı ve aldığı parayı mağdura iade ettiği, mağdurun karakola gelerek sanığı teşhis ettiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı olan dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına, teşhis tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın mağdur ... Alacaya yönelik bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini ve sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırım olan adli para cezası çevrilmesine ilişkin uygulama maddesi olarak TCK'nun 50/1.a maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan "5237 sayılı TCK'nın 157/1, 168/1, 52/2. maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 166 gün adli para cezası karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere 3320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ifadelerinin yerine "5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 168/1. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılarak 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 52/2 maddeleri gereğince verilen 1 gün adli para cezası karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere sonuç olarak 20.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına yazılmak suretiyle ve hüküm fıkrasındaki kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin kısmın önüne “TCK'nın 50/1.a maddesi gereğince” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy