MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın bir arkadaşının, internet üzerinden konuşup tanıştığı sanığın pitbull cinsi köpek sattığını öğrenmesi ve köpeğin de Eskişehir ilinde bulunması nedeni ile Eskişehir'de öğrenci olarak bulunan arkadaşı katılan ...'a 230 TL para göndererek sanığın satmak istediği köpeği satın almasını istediği, katılanın kendisine söylenen yere giderek sanık ... ile hakkında ölüm nedeniyle düşme kararı verilen diğer sanık ile tanıştığı, sanık ...'ın kendisini ... olarak tanıttığı, katılana istediği cins köpeği bulacağını söyleyerek, katılanı bir araca bindirerek bir evin önüne götürdüğü, araç içerisinde temyiz dışı diğer sanığın da bulunduğu, sanık ...'ın araçtan inerek eve gittikten bir süre sonra geri geldiği ve sahibin köpeği vermekten vazgeçtiğini söylediği, araç içerisinde bulunan temyiz dışı diğer sanığın ise katılana hitaben "sen parayı ver, ben köpeği alırım" şeklinde söyleyerek katılandan parayı aldığı ve sözde bir eve gidip geldikten sonra "köpeği aldım, siz araçtan inin, ben köpeğin sahibini bir yere götüreceğim" şeklinde söyleyerek aracı alıp olay yerinden uzaklaştığı, kendisini .....olarak tanıtan sanık ...'ın da bir bahane ile katılanın yanından ayrıldığı, katılanın aracın plakasını alması nedeniyle polise ihbarda bulunması sonucunda sanık ...'ın yakalandığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı olan dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına, teşhis tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, katılana yönelik bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini ve adli para cezasının belirlenmesi aşamasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan "5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesi gereğince sonuç olarak verilen 15 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere 300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ifadelerinin yerine "5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere sonuç olarak 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde yazılmak suretiyle ve hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin kısımdan önce gelmek üzere “TCK'nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy