MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın, sanıklardan ...'ın işletmeciliğini yaptığı, diğer sanıklar ... ve ...'ın ise güvenlik görevlisi olarak çalıştığı kamyon garajına, ... plaka sayılı Deseto marka kamyonunu 12/12/2005 günü saat 17:10 sıralarında bıraktığı, 13/12/2005 günü saat 09:00 sıralarında kamyonunu almaya gittiğinde ise yerinde bulamadığı, sanıkların kamyonun akıbeti konusunda sağlıklı bilgi vermedikleri, garajın kapalı olması, güvenlik görevlileri ve köpeklerle korunması nedeni ile dışarıdan birisinin kamyonu alıp götürmesinin mümkün olmadığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanıkların aşamalarda değişiklik göstermeyen savunmalarında, katılanın aylık aboneleri olduğunu, belirtilen tarihte garaja giriş yapmadığını, katılanın kamyonunun garajda bulunması halinde fark etmemelerinin mümkün olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmedikleri, tanıklar ... ve ....'in, katılanın kamyonunu suç tarihinde söz konusu garaja koyduğunu beyan etmeleri karşısında, savunma tanığı olarak ifadelerine başvurulan ve aynı garaja kamyon park eden ..., yine bu garajda çalışan ... Nerede ve garajın girişinde yağcılık yapan ...'in ise, belirtilen tarihlerde katılanın kamyonu ile garaja giriş yapmadığını beyan ettikleri anlaşılmakla; katılanın, suç tarihinde kamyonunu garaja bıraktığına ya da bırakmış olsa dahi aracın sanıklar tarafından garajdan alınarak götürüldüğüne dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
A-Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B-Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1163 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, hakkında beraat kararı verilen ve kendisini vekille temsil eden sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasına "sanık ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 575,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi" fıkrasının eklenmesi suretiyle, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy