MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, bütün aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmediği, olayın tanığı olan ...'ın, sanığın şikayetçiden emaneten almış olduğu telefonu şikayetçinin arayıp istemesi üzerine; sanığın, şikayetçiye telefonu 06/03/2009 günü getirebileceğini söylediğini duyduğunu ve nitekim sanığın şikayetçiye bir gün sonra telefonu verdiğini beyan ettiği, sanığın beyanından köyde ikamet etmesinden ve havanın yağışlı olmasından dolayı telefonu gününde şikayetçiye geri getiremediğini ve ertesi gün şikayetçinin araması üzerine telefonu 06/03/2009 günü vereceğini söylediğini ve şikayetçinin buna tamam dediğini açıklaması göz önünde tutularak; sanığın, şikayetçinin kendisine emaneten verdiği telefonu alıkoyma kastının bulunduğuna ilişkin şikayetçinin soyut iddiası dışında kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemeiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 15.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy