Konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1-2-4, 50/1, 52, 151/1, 31/2, 52. maddeleri uyarınca 3.600 Türk lirası ve 1.200 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 16/02/2012 tarihli ve 2009/887 esas, 2012/63 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/08/2012 gün ve 2012/12876/45862 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2012 gün ve 2012/218548 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Suç tarihinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/3. Maddesine 26.06.2009 tarihli 5918 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte islenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." cümlesinin eklenmesinden önce olması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçların uzlaşma kapsamında olduğu, bu nedenle uzlaşma hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında,
2-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 gün ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 sayılı Yargıtay Yasasının görevlerini düzenleyen 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde; Daireler arasında işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir," (b) bendinde de; "Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin
davanın daha ağır olduğu kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Kanun yararına bozma incelemesine konu edilen suçlardan iddianamede anlatılan ve sevk maddeleri gösterilen konut dokunulmazlığını ihlal suçunun cezası, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCY'nın 116/2-4. maddesinde bir yıldan üç yıla kadar hapis; mala zarar verme suçunun cezası ise aynı Yasanın 151/1.maddesi uyarınca dört aydan üç yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
İddianamedeki sevk maddeleri ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanununun Değişik 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (4.) Ceza Dairesinin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye sunulmak üzere Yargıtay C.Başsavcılığına gönderilmesine, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.