Dolandırıcılık suçundan sanık ...'in 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 504/7, 80/1, 522, 523 ve 59/2. maddeleri gereğince 3 ay 26 gün ağır hapis ve 188.472.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 30/09/2004 tarihli ve 2004/61-231 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün 27/03/2012 havale tarihli dilekçesi ile yaptığı arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulü ile arşiv kaydının silinmesine ilişkin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/04/2012 tarihli ve 2012/469 değişik ... sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/07/2012 gün ve 2012/11608/40665 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/07/2012 gün ve 2012/189518 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesisinin 2. fıkrasında " Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasının 76'ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenlenme karşısında, sanığın eyleminin Anayasının 76. maddesi ile özel kanunlarda sayılan cezalar kapsamında kaldığı ve 5352 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Y A R G I T A Y İ L A M I
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı "Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"la 5352 sayılı Adli Sicil Kanununda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.04.2012 gün ve 2012/469 D. ... sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 07/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.