MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin telefon bayine giderek hafıza kartı aldığı ve aldığı hafıza kartını telefonuna yükletilmesini istediği, ancak bayinin bunun için ayrıca 3 TL daha ödenmesi gerektiğini söylediği, müştekinin 3 TL'yi ödemeyi kabul etmediği, bu arada aynı yerde bulunan sanığın müştekinin telefon bayisindeki yetkili ile olan konuşmalarını duyunca müştekiye hitaben "benim ilerde kuyumcu dükkanım var, tanıdığım birisi var, senden para almadan bu işi yaptırırım" dediği, müştekinin sanığın iyi niyetli olduğuna inanarak sanık ile birlikte çıktığı ve, kuyumcu iş yerlerinin bulunduğu yere geldikleri,sanığın müştekiye ... Kuyumculuk isimli iş yerini göstererek "burası benim, sen burada otur, ben iki dakikada açtırıp geleyim" dediği ve müştekiye ait cep telefonunu alarak ayrıldığı, bir daha dönmediği, müştekinin kuyumcu dükkanında oturduğu esnada iş yeri sahibine cep telefonunun neden gelmediğini sorduğunda, sanığı tanımadığını ve sanığın iş yeri ile bir alakasının olmadığını söylediği anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki "25 gün","500.00 TL" ibarelerinin yerine sırasıyla "5 gün","100,00 TL" ibarelerinin eklenmesi; suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy