MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 16.03.2008 tarihinde ...'a giderek açık oto pazarında bulunan katılan ...’ ya ait aracı almak için pazarlık yaptığı, aracı 13.500 TL bedelle satın almak için anlaştıkları, gözlerinin görmediğini, aracın bedelini ...’ da vereceğini söyleyerek katılan ve arkadaşı olan tanık ...'den araç ile birlikte kendisini...’ a kadar götürmelerini istediği, birlikte ... il merkezine geldikleri, sanığın burada parayı bulamadığını söyleyerek katılandan aracı bırakıp gitmelerini, ertesi gün adına çıkartılmış vekaletname ve vergi borcu olmadığına ilişkin yazıyı getirmelerini istediği, katılan ve tanık ...'in ertesi gün tekrar ...'a geldiği, oradan sanıkla birlikte ... İlçesine vekaletname çıkartmak için gittikleri, ... İlçesi Noterliği’nde katılanın kendi adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın satışı ile ilgili olarak sanık ...’ ya vekalet verdiğine dair 17.03.2008 tarihli 337 yevmiye nolu vekaletname çıkartarak verdiği, tekrar ... merkeze geldiklerinde bir ara sanığın vekaletname aslını alarak katılandan habersiz renkli fotokopisini çektirdiği, üzerine de katılanın vekaletname üzerindeki fotoğrafından çoğaltarak elde ettiği fotoğrafı
yapıştırdığı, bu şekilde sahte vekaletname hazırladığı, daha sonra katılana yine parayı tedarik edemediğini, 23.03.2008 tarihinde PTT havalesi ile göndereceğini, aracın satışı ile ilgili vekaletnameyi de alıp götürebileceğini söyleyip ayrıca 13.000 TL bedelinde bono düzenleyerek parayı ödeyince geri almak şartıyla katılana verdiği, yine sahte vekaletname ile gerçek vekaletnameyi değiştirerek sahte olan vekaletnameyi de katılana verdiği, katılanın ...'dan ayrılmasının ardından ...'ya giderek aracı elinde bulunan gerçek vekaletname ile 10.750 TL bedel karşısında ...’na 18.03.2008 tarihinde sattığının anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar, üst soyu ile diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından tamamen çıkartılıp yerine, " 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy