MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; acil serviste ambulans şoförü olarak çalışan sanığın, bir vesile ile katılanın kızı olan tanık ... ile tanıştığı, sohbet esnasında tanığın, annesinin ... hastanesinde görevli bir doktor ile tartıştığını ve bu nedenle yargılanıp ceza aldığını anlatması üzerine, sanığın Sağlık Bakanlığı'nda gizli müfettiş olarak görev yaptığını, bu şekilde hastaneleri gizlice denetlediğini, dosyayı incelemesi halinde katılanın olayında yardımcı olabileceğini söylediği, ayrılırken tanıktan telefon numarasını aldığı ve daha sonraki bir tarihte bu telefon numarasından tanığı arayarak katılan ile tanıştığı, yüz yüze görüştüklerinde katılana da tanığa söylediklerini anlattığı, tartıştığı doktor hakkında Sağlık Bakanlığı’nın soruşturma açacağını, dosyayı müsteşarların inceleyeceğini, Yargıtay’daki davanın aleyhine sonuçlandığını, bu davanın durdurulmasını sağlayabileceğini beyan ederek, bu işler için 1.200 TL para gerektiğini söylediği, katılanın da sanığa inanarak bir arkadaşı vasıtası ile temin ettiği 1.200 TL'yi sanığa verdiği, aradan bir süre geçtikten sonra sanığın, bir miktar daha para gerektiğini söylemesi üzerine durumdan şüphelenen katılanın, sanık hakkında şikayetçi olarak yakalanmasını sağladığı anlaşılmakla; sanığın belli bir kamu görevlisi yanında hatırı sayıldığından ve ilişkisi olduğundan bahsetmeksizin, Sağlık Bakanlığı'nda tanıdıkları olduğunu söylemek suretiyle katılandan menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy