MAHKEMESİ : Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılı
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK'nın 158/1-i bendinde serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65/2 maddesinde “serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesi ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denilmiştir. Aynı Kanun’un 37. maddesinin 4. bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden doğan kazançların bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş
ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir.
... plakalı satışa çıkarılmış aracın kayden maliki olan katılan ile oto pazarında karşılaşan ve otomobile talip olan ve başkası adına abonelik kaydı olan cep telefonunu kullanan oto alım-satım işi yapan sanığın, pazarlıkla ve 28.02.2010 tarihli oto satış mukavelesi ile bir miktar peşin para verip, kalan miktar için ise senet düzenleyip aracı, ruhsatını ve katılandan 01.03.2010 tarihli satış yetkisini de havi noterden düzenlenmiş vekaletnameyi teslim almasını müteakip kısa zaman içinde bu otoyu vekil sıfatıyla üçüncü kişiye noterde satması, kalan borcunu ödemeyip senette yazılı adresini terketmesi, bu suretle haksız yarar sağlanması eyleminin "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Alış-veriş sırasında katılanı kandıracak nitelikli hileli söz ve davranışları bulunmayan, imzaladığı senet karşılığı bilahare 1.150 TL'yi ödeyen ve maddi sıkıntıya düşüp adresini terkeden, şikayetçiden aldığı vekaletle otomobili üçüncü şahsa satan sanığın eyleminde atılı dolandırıcık suçunun unsurlarının oluşmadığını ve bu nedenlerle "beraatine" karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar Yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy