MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın, kendisine ait aracı satmak istediğinden müşteri ararken, sanığın nişanlısı olan ve hakkında takipsizlik kararı verilen ...’ün bu işlerle ilgilendiğini öğrenmesi nedeniyle sanık aracılığıyla bu kişiye ulaşarak, aracı satmasını istediği, anlaşmaları üzerine aracını anahtar ve ruhsatı ile birlikte ...’ya teslim ettiği, aradan uzun bir süre geçtiği halde, ....’nın aracı satmadığı gibi, geri de getirmediği, bu şekilde sanığın... ile birlikte güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunmalarında kendisinin olayla bir ilgisinin bulunmadığını, katılan ile nişanlısının kendi aralarında anlaştıklarını belirterek suçlamaları kabul etmemesi, katılanın arkadaşı olan tanık ...ın da sanığın bu beyanlarını doğrulaması hususları gözetilerek, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanılarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy