MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Avukat olan sanığın, katılan ... vekili sıfatıyla, borçlu ... hakkında Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11841 E sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı, alacağın tamamını 15/04/2008 tarihinde haricen tahsil ettiği halde, katılana ödeme yapmayarak parayı uhdesinde tuttuğu ve bilahare tahsil ettiği parayı nakit olarak vermek yerine 30/04/2008 vade tarihli, 5.000 TL bedelli ve 15/05/2008 vade tarihli, 6.000 TL bedelli iki adet senedi düzenleyerek katılana verdiği, geçen zamana rağmen bu senetlerin bedellerini de ödemediği iddiasıyla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan yargılama sonucunda; sanığın, katılan vekili sıfatıyla borçlu ... lehine başlattığı icra takibi sonucunda, alacağın tamamı olan 16.000 TL'yi 15/04/2008 tarihinde haricen tahsil ettiği ve aynı gün parayı tahsil ettiğini katılana haber vererek bürosuna davet ettiği, sanık ile katılan arasında imzalanan 15/04/2008 tarihli ibraname ve ödeme planı gereğince, tahsil edilen paranın 2.000 TL'sinin avukatılık ücreti olarak sanığa
ait olduğunun, 3.000 TL'nin katılana elden ödendiğinin, kalan paranın da 30/04/2008 vade tarihli 5.000 TL bedelli ve 15/05/2008 vade tarihli 6.000 TL bedelli senetlerle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, katılanın da buna muvafakat ettiği anlaşılmakla; sanık ile katılan arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olup, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/02/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy