MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; ...’da ikamet eden sanığın, önceden tanıdığı katılanın yanına giderek ...'de iş bulduğunu, oraya gitmek için 500,00 TL para gerektiğini belirtmek suretiyle katılandan borç para aldığı, yaklaşık bir hafta sonra ...’a geri döndüğünde katılana borcunu Reşat altını olarak ödemek istediğini, ...'de ev inşaatını yıkarken duvarın arasından, çok sayıda Reşat altını çıktığını, bu altınlardan kendisinde yaklaşık 1000 tane bulduğunu, tanesinin 137,00 TL olduğunu, tamamını 40.000,00 TL’ye satabileceğini söyleyerek numune verdiği, katılanın yaptığı araştırmada numunenin gerçek altın olduğunu öğrendiği, ertesi gün ... isimli birisinin altınları torba içerisinde katılana gösterdiği, ancak katılanın güven duymaması nedeniyle altınları almadığı, yaklaşık bir hafta sonra sanığın ...'den katılanı telefonla arayıp, 8.000,00 TL'ye 200 tane altın verebileceğini söylediği, katılanın da bu teklifi kabul ettiği, sanığın yol masrafı olarak önce 600,00 TL, daha sonra iki kez 50,00'şer TL olmak üzere para istediği, katılanın bu paraları göndermesine rağmen sanığın altınları ...’a götürmediği, bunun üzerine katılanın 02.11.2005 tarihinde arkadaşları olan tanıklar ... ve ... ile birlikte ...'ye gittiği ve sanıkla ... Askerlik Şubesi önünde buluştukları, sanığın, altınların evde olduğunu, 8.000,00 TL’nin verilmesi durumunda 5 dakika içerisinde getireceğini söylediğinden katılanın parayı verdiği, katılanın yanından uzaklaşan sanığın ortadan kaybolduğu ve telefonlara cevap vermediği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın farklı zamanlarda değişik bahanelerle menfaat temin etmesi şeklindeki eylemi nedeniyle TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy