MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bir şirketin ortakları olan müştekiler ... ve ...’ın Irakta iş ortamı araştırırken diğer müşteki ... vasıtasıyla Irak'ta iş yaptığı belirtilen sanıkla tanıştıkları, sanığın kendisinin müştekilerce sermaye olarak desteklenmesi halinde Irakta kuracakları adi ortaklığı temsilen Amerikan şirketleri ile koordineli iş alıp yüksek kazanç elde edecekleri vaadinde bulunması üzerine, sanık ile her üç müştekinin 13.02.2006 tarihinde adi ortaklık kurdukları,
Sanığın herhangi bir sermaye koymaksızın Irak'ta şirket adına yapacağı işlemlere karşılık olarak % 15 hissedar olduğu sanığın ilk önce Irak'ta kuracağı büro ve diğer masraflar için para istemesi üzerine katılan ...’un sanığa
33000 doları elden verdiği, sanığın bir süre sonra arayarak ...'da olduğunu paranın yetmediğini 9000 Dolar gönderilmesini 860 Euronun da eski eşi ...'e verilmesini istediği katılan ...'un 9000 doları sanığın hesabına yatırdığı diğer miktarıda personeli vasıtasıyla adı geçen bayana gönderdiği, sanığın yeniden para yetmediği gerekçesiyle istemesi üzerine katılan ...’un 3000 doları da banka havalesi yoluyla gönderdiği ancak sanığın şirket adına herhangi bir işlem yapmadığı belirtilen olayda; eylemin hukuki olduğunu belirleyen ve sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığı yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy