MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeleri Koruma şube müdürlüğünde emniyet amiri olarak çalışan sanığın, müstafi sayılmasına rağmen görevi gereği kendisine tevdii olunan tabanca, kimlik kartı ve benzeri belgeleri teslim etmediğinin iddia edildiği olayda; sanığın İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 23.02.2010 tarihli kararı ile devlet memurluğundan çıkarıldığı, iddianamenin düzenlenmiş olduğu 21.05.2009 tarihi ile öncesinde bu yönde alınmış bir karar bulunmadığı, dolayısıyla sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanılarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy