MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan yakınan vekilinin, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek ve bu nedenle tebliğnameye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık ... hakkında şikayetçi ... 'in temsilcisi olduğu ... Tur. Gıda. Tic. ve San. AŞ. ile konaklı kasabasında faaliyet gösteren ... otelin kiralanması konusunda sözleşme imzaladığı, otelin demirbaş eşya ile birlikte sanığa kiraya verildiği, sözleşmeye ekli demirbaş listesindeki eşyaların kullanıma hazır halde sanığa teslim edildiği, kiralayan sanığın kendi borcundan dolayı otele ait demirbaşları haczettiremeyeceği ve aksi halde 200.000 USD cezai şart gerektirdiği hususlarının sözleşmede belirtildiği, buna rağmen sanığın kendi şirketinin borcundan dolayı oteldeki demirbaşları kendisine aitmiş gibi hakkında başlatılan icra takiplerinde haciz işlemlerine konu etmek sureti ile atılı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia edilen somut olayda; sanığın sözleşmede tanzim edilen "demirbaş eşyaları haczettirmeme" yükümlülüğüne uymadığı, sözleşmeye riayet etmediği, bu konuda şikayetçinin kendisine ait olduğunu iddia ettiği mahcuz mallar üzerinde İcra Hukuk Mahkemesine haczin kaldırılmasına yönelik istihkak iddiasında bulunabileceği ve sözleşmede öngörülen cezai şartla ilgili olarak Hukuk mahkemesine dava açabileceği, olayın bu hali ile hukuki ihtilaf niteliğinde olup atılı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanmak suçunun unsurları oluşmadığı beyanlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03/06/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy