MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
EK KARAR: Temyiz isteminin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, istinabe yoluyla alınan savunmasında beyan ettiği "... Mahalle ... Siteleri No:22 .../..." adresinde 22 numaralı bir adres bulunmadığı anlaşılmasına rağmen, 23.07.2010 tarihinde tebliğ mazbatasının muhtarlık kapısına asılmak suretiyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğ edildiği, ancak maddi olarak var olmayan bir adrese tebligat yapılamayacağından yapılan tebligatın yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılıp, sanık müdafiiinin temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1.f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son madde hükmü uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.