MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığa ait evde katılanın 4 yıl kiracı olarak kaldığı, aralarında kira kontratı ve özel şartlar içeren sözleşme yaptıkları, sözleşme sırasında teminat olarak katılan tarafından sanığa 1.000 TL'lik senet verildiği, sözleşme bitiminde katılanın borçlarını düzenli ödediğini belirterek teminat senedini sanıktan geri istediği, sanığın yırtıp attığını belirtmesine rağmen katılan başka eve taşındıktan sonra söz konusu senedin sanık tarafından vekiline verildiği, katılana senedin icraya verileceği ve işleme konulacağı, fazla miktarda tahsil edileceği bildirildiği, bu suretle katılandan 500 TL haksız para almak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen olayda, sanığın evinden ayrıldıktan sonra katılanın bir kısım borçları nedeniyle sanığın teminat senedini vermediği, daha sonra bu alacak borç ilişkisi nedeniyle taraflar arasında ihtilaf çıktığı, olayın hukuki ihtilaf boyutunda olduğu, sanığın olayda dolandırma, kandırma niyet ve iradesinin bulunmadığı, bu suretle dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçtan beraatına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy