MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Kantar imalatı ile uğraşan sanıkların katılandan işyerini kiralamak istedikleri, yıllık 10.000,00 TL bedel karşılığında sanık ... ile katılanın dosyada bir sureti bulunan 01.03.2007 tarihli sözleşmeyi imzaladıkları, sanıkların teminat olarak 10.000,00 TL bedelli bir senedi katılana verdikleri, işyerinin yeni yapılması nedeni ile aralarındaki sözlü anlaşma gereğince suça konu elektrik tesisatının sanıklar tarafından yaptırılması, karşılığında yıllık artışın 10.000,00 TL üzerinden yapılması konusunda anlaştıkları, iki yılın sonununda kira sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedilip, kiralanan işyerinin eksiksiz olarak katılana teslim edilip, teminat senedini aldıktan sonra ellerindeki yedek anahtar ile işyerine girip elektrik tesisatını, panolarını ve ampulleri sökerek götürdüklerinin iddia edildiği somut olaya; sanıklar tarafından döşetildiği sabit olan elektrik tesisatının mülkiyetinin kime ait olacağı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğu, sanıkların aşamalardaki değişmeyen savunmalarında parasını ödedikleri için elektrik aksamına ilişkin eşyaları aldıklarını beyan ederken katılanın bahsettiği gibi tesisatın mülkiyeti karşılığında kira artışının 10.000,00 TL üzerinden yapılması konusunda anlaştıklarını kabul etmemeleri, tanık olarak dinlenen ...'ün bahsi geçen tesisatı kendisinin yaklaşık 2.500,00 TL karşılığında parasını sanık ...'den alarak döşediğini ve sanıkların makinelerini kamyona yükledikleri sırada tesisatı geri söktüğünü beyan etmesi karşısında mülkiyeti tartışmalı olan eşyaların kime ait olduğunun belirlenmesinin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.