MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen 28.04.2009 günlü mahkumiyet kararının 25.08.2009 tarihinde ve temyiz isteminin reddine dair 20.02.2010 günlü ek kararının ise, 13.02.2010 tarihinde Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebliğ edildiği, ancak UYAP üzerinden yapılan sorgulamaya göre; sanığın anılan tarihlerde başka suçlardan sırasıyla ... 1 Nolu L Tipi ve ... L Tipi İnfaz Kurumlarında olduğu anlaşıldığından tebligatların usulune uygun olmadığı, bu nedenle sanığın mahkumiyet hükmüne yönelik 29.12.2009 tarihli ve ek karara yönelik 23.02.2010 tarihli temyiz istemlerinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek temyiz isteminin reddine ilişkin 20.01.20101 tarihli ek karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede;
Somut olayda; müştekinin bankaya yatırmak üzere mağdur ile 22.000,00 TL gönderdiği, sanığın, bankada para yatırmak için sıra bekleyen mağdurun yanına giderek "Sen Rustik Yapıdan mı geliyorsun?, parayı bana vereceksin ben yatıracağım ... bey ile görüştüm" diyerek aldığı, ayrıca güven telkin etmek amacıyla mağduru Demirci iş merkezine göndererek oradan da 15.000,00 TL al getir dediği, bu şekildeki hileli söz ve davranışlarla mağdurda şirket müdürü ...'yi tanıdığı intibaı uyandırıp aldatarak kendi yararına müşteki zararına haksız kazanç sağladığı, bilahare sanığın Bank Asya'nın kamera görüntüleri ve fotoğraflardan mağdur tarafından teşhis edildiği anlaşılmakla, üzerine atılı suçun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın aynı yer yargı çevresinde olmayıp, başka yer cezaevinde bulunması nedeniyle savunmasının istinabe yoluyla alınması mümkün olduğu gibi, olay yerine ilişkin kamera görüntüleri ve sanığa ait dosyada mevcut fotoğraflardan mağdurun sanığı kesin olarak teşhis etmesi karşısında, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK.nun 58.maddesinin uygulanmamasındaki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hükmün 1.fıkrasınında yer alan ''sanığın TCK'nun 157/1 maddesi uyarınca 100 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına", üçüncü bendinde ki "TCK'nun 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik durumu göz önünde bulundurularak günü takdiren 20,00TL hesabı ile adli para cezasının 2.000,00TL olarak belirlenmesine " ibarelerinin yerine ''sanığın TCK'nun 157/1 maddesi uyarınca 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanıklara verilen 5'er gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den paraya çevrilerek 100 TL adli para cezasına çevrilmesine," yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy