MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Mobilya boyacısı olan sanığın, 2008 Mart-Nisan aylarında tamir-boya için katılan tarafından dükkana bırakılan dört sehpayı, belli miktar peşinat almasına rağmen tamir edip boyamaması geçen zaman içinde üstlendiği görevi yerine getireceği vaatlerinde bulunup şikayetçiyi oyalaması, katılanın en son 23/04/2009 tarihinde gittiğinde işyerinin kapatılmış olduğunu görmesi, araştırmaları neticesi sehpalarından birini sanığa komşu esnaf Mahmut'un işyerinin bodrum katında boyanmamış olarak bulması, diğer sehpaların ise soruşturma-kovuşturma aşamalarında iade edilmemesi eyleminin "nitelikli güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilirken uygulanan kanun maddesi gösterilmeyerek CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının altıncı paragrafının başına "TCK'nın 52/4 maddesine göre; ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy