MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan vekilinin 19.11.2009 tarihli oturumda sanıktan şikayetçi olmadıklarını belirtmesi nedeniyle bu sanık yönünden katılma kararı da verilmediğinin anlaşılması karşısında, davaya katılma ve buna bağlı olarak kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı nazara alınarak, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında sehven "2002 Yıl öncesi" olarak yazılmış olan suç tarihinin mahallinde "06/07/2009 ve öncesi" olarak düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
... yoğurtçuluk yapan katılanın, ... köyünde hayvancılıkla uğraşan sanık ile hayvanlarının sütünü satın alma konusunda 2001 yılında anlaştıkları, sanığın köyde topladığı sütleri koyması için katılanın sanığın ahırına 1.200 kg ağırlığında süt kaynatma ve soğutma kazanını koyduğu, ilerleyen tarihlerde katılanın işlerinin bozulması nedeniyle taraflar arasında ihtilaf çıktığı, 2006 yılında kazanını sanıktan geri vermesini istediği, sanığın katılanın kendisine bıraktığı süt kazanını borcunu ödememesini gerekçe gösterip geri vermemek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunmasında katılanın 10.5 ton süt bedelini ödememesi nedeniyle süt kazanını borcuna karşılık kendisine verdiğini, 2006 yılında gelerek kazanı istediğinde borcunu ödememesi nedeniyle kazanı vermediğini belirtmesi ile tanıklar Rahmi ile Nevris'in katılanın sanığa borcunu ödemediğini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında taraflar arasındaki uyuşmazlık hukuki mahiyette olup suçun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy