MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin, sanık ...'ın başkasına ait yeşil kartı ile 16/02/2007 tarihinde başlayan tedavi sürecinde son tedavisinin yapıldığı yani temadinin sona erdiği tarih olan 07/03/2008 olarak kabulü ile ve bu tarih itibari ile 18 yaşından küçük olan ... gerekçeli kararın başlık kısmında "suça sürüklenen çocuk" olarak gösterilmesi gerekirken "sanık" olarak yazılmasının maddi hata olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum
ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık ...’un böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi görmesi gerektiği, bunun üzerine amcasının oğlu olan suça sürüklenen çocuk ... ...’a ait yeşil kart karnesini ... Devlet hastanesi'ne ibraz ederek 16/02/2007 tarihinden 07/03/2008 tarihine kadar diyaliz tedavisi gördüğü ve bu nedenle toplam 7990,87 TL’lik tedavi giderinin yeşil karta bağlı olarak ...'ne ödettiği, suça sürüklenen çocuk ... yeşil kartını sanık ...'a vermek, sanık ...' ın babası olan sanık ...'nin ise bu eylemlerden haberi olmasına karşın sesiz kalmak suretiyle fikir ve eylem birliği içersinde suça doğrudan iştirak ettikleri böylece dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen somut olayda; tanık doktor ve sanık beyanları ile, sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...., yeşil kart üzerinde bulunan fotoğraf ve kimlik bilgileri üzerinde herhangi bir tahrifat yapmadan hastaneye müracaat ederek belgeleri görevlilere ibraz edip tedaviyi başlatmaları, muayene için gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetleme vazifesinin hastane görevlilerine ait olması, ufak bir inceleme ile yeşil kartı ibraz eden sanığın o kişi olmadığını tespit imkanının bulunması, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun bu durumun denetlenmesi imkanını ortadan kaldırıcı bir davranışlarının olmaması, keza hayati tehlike teşkil eden bir hastalığı olduğu sağlık kurul raporuyla sabit olan ve sağlık güvencesi ve ekonomik durumu olmadığı tespit edilen sanık ...'ın, sonrasında başvuruda bulunarak yeşil kart aldığı ve tedavisine kendi yeşil kartı ile devam etmiş olması karşısında, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işleme yönünde kastlarının bulunmadığından bahisle sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy