MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın bir hukuki ilişki dolayısıyla borcuna karşılık katılana vermiş olduğu çeklerden ..., .... ve ... seri numaralı her biri 48.000TL'lik toplam 144,000TL bedelli 3 adet çekin bedelini vadesi geldiğinde ödeyemeyeceğini anlaması üzerine, katılana borcun yapılandırılmasını teklif ettiği ve çeklerle ilgili olarak katılan ile 07/11/2008 tarihli yeni bir protokol yaptıkları, protokole göre sanığın ödenmeyen bu seri numaralı 3 adet çeki geri alıp, yerine sıralı 15 adet senet ve bu senetlerin teminatı olarak da üzerine kayıtlı gayrimenkulden ipotek temin edeceği yönünde mutabakat sağladıkları, anlaşma gereğini yerine getirmek üzere katılan ile olay günü tapuda buluştukları, sanığın ipotek ve senet vereceği yönünde güveni pekiştirmek için seri şekilde verilecek 15 adet senetten 1 tanesinin bedelini peşinen katılana orada ödediği, bu güven duygusuyla protokole konu 3 senedi katılandan teslim alan sanığın avukatı ile telefon konuşması yapmasının ardından ipoteği vermeden, nüfus cüzdanını ve tapu senedini de katılanda bırakarak tapu dairesinden ayrılmak suretiyle hileli hareketler ile katılanı
dolandırdığı iddia edilen olayda; sanığın savunmalarında katılan ile yapılan protokolü yerine getirmek için tapu dairesinde buluştuklarını, ancak katılanın protokole konu olan çekleri getirmeyip, konu olmayan iki adet çekle birlikte gelmesi, protokole konu çeklerin ise yanında olmadığını, şuan kendisine teslim edemeyeceğini beyan etmesi neticesinde sanığın, işin gereği olarak avukatı ile görüşmek için telefon ettiğinde, avukatı ile şahsına iade edilecek senetlerin katılan tarafından getirilmemesinin güvensizlik yarattığına kanaat getirmeleri, katılanın protokole konu çeklerin tapu dairesine getirildiği ve sanığa teslim edildiğine yönelik beyanını doğrular nitelikte herhangi bir somut delil bulunmaması, keza hayatın olağan akışı karşısında dolandırıcılık yapmak niyetinde olan bir insanın, katılana nüfus cüzdanı ve tapu kaydını bırakıp ortamı terketmesinin mümkün olmaması, bu haliyle sanık ve katılan arasındaki ilişkinin yapılan protokolün gereklerinin yerine getirilmesi ile ilgili hukuki bir mevzu olması karşısında, sanık ile katılan arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf konusu olduğu ve dolandırıclık suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15/04/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy