MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme, kasten yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik yapılan incelemede;
5271 Sayılı CMK'un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK'un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafiisinin temyiz isteminin incelenmesinde;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 41/1. maddesine hükmüne göre belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam edeceği ve vekillikten çekildiğinin sanıklara tebliğ edilmediği anlaşıldığından 03.04.2012 tarihinde tebliğ edilen 17.11.2011 tarihli hükme yönelik, sanıklar müdafiinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gererken 1412 sayılı CMUK'un 310.maddesinde öngörülen yasal süre geçtikten sonra yaptığı, 09.07.2012 günlü temyiz inceleme isteminin reddine dair 15.10.2012 gün ve 2009/382 esas 2011/440 karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden; bu karara yönelik sanık müdafiinin 02.11.2012 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz itirazlarının reddiyle, anılan “ek kararın” ONANMASINA, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.