MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların olay tarihinde altın görüntüsü verilmek için kalıplara dökülerek üretilmiş, üzerine altın standardını gösterir 585 ibaresi basılarak gerçek altın görüntüsü verilmiş aldatma yeteneği bulunan sahte üretilmiş bilekliklerden bir adedini katılan ...’ın işlettiği kuyumcuya gelip bozdurmak istedikleri katılan bilekliği alıp tarttıktan sonra 130. TL eder dediği, sanıklar kabul edince katılanın kuşkulanıp ayarını kontrol ettiğinde sahte olduğunu anlayıp polisi aramakla sanıkların yakalanmaları şeklinde gerçekleştiği iddia ve kabul edilen eylemlerinin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar haklarında sanığın kişiliğine, suçun işleniş şekline göre şartları oluşmadığından‘ denilerek CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına yasal gerekçe gösterilerek karar verilmiş olması, karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün yer alan 100, 75, 62 gün ibarelerinin çıkartılarak yerine, 5, 2, 1 gün karşılığı adli para cezası; ve 1,240 TL yerine 20.,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/01/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy