MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahte parayı bilerek kabul etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanıklar ... ve ...'in, katılanın dükkanına gidip Lcd Tv satın almak istediklerini söyleyip katılan ile fiyatta anlaşarak telefon açmaları veya aralarından biri gelirse televizyonu göndermesini isteyerek oradan ayrıldıkları, bir süre sonra sanık ...'in dükkana yeniden gelip "..." adına fatura kestirip televizyonu araca yükleyip teslim yerine ulaşmak üzere yola çıktıkları, yolda sanığın babama uğrayalım demesi üzerine, ... isimli firmaya uğradıklarında diğer sanık ...'ın "televizyonu bırakıp gelin parasını burada vereceğim" dediği, teslim adresinde sanık ...'in televizyon alarak araçtan indiği, katılanın şoförünün parayı
almak üzere bahsi geçen firmaya gittiğinde sanık ...'a ulaşamadığı, katılanın yaptığı araştırmada firmada sanık ...'ın tanınmadığını, sanığın firmaya gelip malzeme sorup gittiğini, sanığın daha evvelden hazırladıkları mizansen çerçevesinde firmada geçici olarak bulunup kendilerini aldattığını öğrenerek suç ihbarında bulunduğu olayda, mahkemenin "dolandırıcılık" suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında "sahte parayı bilerek kabul etme" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
a) Sanıkta ele geçen suça konu 100 ABD Doları banknotun sahteliğinin 5271 sayılı CMK'nın 73. maddesi ve "Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası merkez ve taşra birimlerinden alınacak rapor ile saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı biçimde eksik soruşturmayla mahkumiyet hükmü kurulması,
b) Kabule göre de; müsaderesine karar verilen suça konu sahte banknotun 5320 sayılı Kanunun 17. maddesi ile "Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy