MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin kiralık ev bulmak için ...'ın emlakçı dükkanına gittiği ve kiralık ev aradığını söylediği, ...'ın müştekiyi işyerinin karşısındaki kahvehaneye götürdüğü, kiralık ev konusunda sohbet ederken sanığın kiralık evinin olduğunu söylediği ve birlikte sanığın evini gezdikleri ve evin kiralanması konusunda sanıkla aylık 250 TL karşılığında anlaşarak sözleşme yapıp 300 TL'yi sanığa verdiği, müştekinin kiraladığı eve gittiğinde sanığın verdiği anahtarın kapıyı açmadığını gördüğü, sanığın kiralık diye müştekiye gezdirdiği evin kendi oturduğu evi olduğu, evin eşyalı olarak kiralanması sebebiyle müştekinin sanıktan şüphelenmediği, müştekinin evde ailesi yokken sanık tarafından bizzat oturduğu evin eşyalı olarak göstermek suretiyle gezdirilip anahtarın kiracı müştekiye tesliminden sonra anahtarının değiştirilip, müştekinin kiraladığı eve girip kullanmasının engellenip dolandırıldığı anlaşılmakla, mahkemenin dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde, hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği öngörüldüğü halde para cezasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.