MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma(değişen suç vasfıyla hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Somut olayda;
Sanığın katılana ait işyerinde imalat kalite yönetim sistemi sorumlu müdürü olarak çalıştığı, görev alanı ile ilgili olmadığı halde işyerine ait yaklaşık beş ton civarında hurda alüminyumu şirket yetkililerinin haberi ve rızası olmaksızın kamyona yükleyerek götürdüğü yine şirket tarafından kullanımına verilen otoya koyup gizleyerek bir kısım hurdayı alarak götürdüğü anlaşımakla sanığın eyleminin zincirleme biçimde hırsızlık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın eylemini gece sayılan zamandilimi içerisinde gerçekleştirdiği halde hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy