MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Uyarlama Talebinin Reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümlü hakkında verilen 17.11.2003 tarih ve 2003/453 esas 2003/884 karar sayılı mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine, mahkemece 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi gereğince suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın olaya ilişkin tüm hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi amacıyla evrak üzerinden yapılan uyarlama sonucu verilen ve temyiz yasa yoluna tabi olan 10.06.2005 tarihli ek kararın tebliği işleminin hüküm fıkrasında başvurulabilir yasa yolunun "itiraz" olduğu şeklinde yanıltıcı belirtilmesi nedeniyle geçersiz olduğu ve kararın bu nedenle usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla; hükümlünün 22.06.2005 tarihli itiraz dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulüyle, temyizin, 10.06.2005 tarihli ek karara yönelik ve öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilip, uyarlama sonucu kurulan bu hükmün usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle sonradan verilen ... (...) Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.07.2005 tarihli ek kararının hukuken geçersiz olduğu da belirlenerek yapılan incelemede;
5252 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, usulüne uygun şekilde duruşma açılıp anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da önceki mahkumiyet hükmü ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hükmün belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde dosya üzerinden karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.