MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat, karar verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
29.08.2005 tarihli ek iddianamenin tanziminden sonra, 13.05.2010 tarihli celsede kamu davasına katılma isteminde bulunan müşteki vekilinin, bu istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemişse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.10.2010 tarih 2010/9-149-205 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK'nın 237/2.maddesi uyarınca ek iddianame ile açılan davaya katılmasına karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinde beraat ve karar verilmesine yer olmadığına dair kararlara karşı temyiz isteminde bulunduğu görülmekle, sanık ... hakkında verilen ortadan kaldırma kararının bozulmasına dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek, beraat ve karar verilmesine yer olmadığına dair kararlarla sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
26.09.2002 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy