MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, 17/03/2009 tarihli karara karşı 27/12/2009 gününde eski hale getirme talebinde ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin eski hale getirme talebinin reddine ilişkin verdiği 29/12/2009 günlü ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle ve sanığın daha önceden belirtilen adresine usulüne uygun bir tebligat yapılmadan, doğrudan 7201 sayılı kanunun 35.maddesi hükmü uyarınca tebligat yapılmış olması karşısında, sanığın 27/12/2009 tarihli temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
16/06/2004 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.