MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Davanın reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın katılan şirkette satış temsilcisi olarak çalışmakta iken bakkal, büfe, market gibi işyerlerine sattığı malların bedellerini tahsil ettiği halde bu tahsilatları şirkete vermeyip menfaatine harcadığı, katılan şirket yetkililerince sanığın hesap vermesi istenildiğinde, hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2010/ 58 Esas, 2010/ 157 Karar sayılı dosya ile yapılan yargılama sonunda mahkum olmasına sebep olan 25.000.00 TL meblağlı sahte çeki katılan firmaya verip bir süre durumu gizlediği ancak çekin bankaya ibrazı ile sahteliği anlaşılınca mal sattığı müşterilerle yapılan görüşme ve hesap incelemeleri sonunda müşterilerden tahsil ettiği 79.415.14 TL. parayı menfaatine harcadığının iddiasıyla güveni kötüye kullanma suçundan kamu davasının açıldığı, mahkemenin ise mükerrir dava nedeniyle, 5237 sayılı CMK’nın 223/7. maddesine göre davanın reddine karar verdiği anlaşılması karşısında, sanık hakkında dava konusu yapılan eylemin, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/58 E -157 K sayılı davasına konu edilen eylem ile aynı olup olmadığının tespiti için, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/58 E -157 K sayılı dosyasının getirtilip incelenmesi, karar kesinleşmemiş ise gerektiğinde davaların birleştirilmesine karar verilmesi, kesinleşmiş ise bu dosyanın delil olarak dosya içine konması ve bütün deliller toplandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumumun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.