MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmün 5 no'lu paragrafında uygulama maddesi TCK 51. madde olarak gösterilmiş olduğundan sanıklara hükmolunan hapis cezalarının ertelendiği tespit olunmuştur.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçi ... Sigorta A.Ş. ile ... Sigorta..Ltd. ticari ünvanlı şirket arasında 22.02.2001 tarihinde yetkili müdür sanık ...'un ve ortak sanık ...'ın müteselsil kefil sıfatlı imzalarını havi acentalık sözleşmesinin aktedilmesinden sonra Ortaklar Kurulunun 23.03.2001 tarih ve 8 sayılı kararıyla 10 yıl için şirket müdürlüğüne sanık ...'un yanında münfeden getirilen oğlu sanık ...'ın fikir ve eylem birliği içinde hareketle sözleşmenin feshedildiği 26.12.2005 tarihine kadar olan dönemde, 14.12.2005 tarihi itibariyle özellikle 2005 yılı itibariyle yaptıkları trafik istihsallerinden yaptıkları tahsilatlardan tüm tenzilatlar çıktıktan sonra şikayetçi şirkete acentalık sözleşmesi çerçevesinde ödenmesi gereken acentalık sözleşmesi çerçevesinde ödenmesi gereken 49.493 TL prim borcunu ödememeleri eylemlerinin "nitelikli güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adi para cezasının belirlenmesine esas alınan temel gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
2- TCK'nın 53/4. maddesi hükmüne göre kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi halinde aynı maddenin 1. Fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1 no'lu paragrafında yer alan "120" 2 no'lu paragrafında yazılı "100" ve 4 no'lu paragrafındaki "2.000" ve "2.000" rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla "5"; "4" ve "80" ve "80" rakamları yazılması ile 7 no'lu paragrafının hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy