MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma, her iki sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçlarından tesis olanan mahkumiyet; sanık ... hakkında katılan ...'a karşı tehdit ve hakaret ve her iki sanık hakkında kamu malına zarar verme suçlarından, kurulan beraat hükümlerine yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafii tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Sanık ...'in katılan ...'a karşı tehdit ve hakaret eyleminde bulunmadığının katılanın 25/12/2009 tarihli beyanından anlaşılması karşısında; sanığın bu iki suçtan ayrı ayrı beraati yerine hakaret ve tehdit eylemlerinin görevi yaptırmamak için direnme suçunun ögesi kabul edilerek hükümlülük kararı verilmesi,
2-Sanık ...'ın katılan ...'a hakaret ve tehditte bulunduğu sabit olduğu halde, sanığın ayrıca 5237 Sayılı TCK'nun 106/1-1 cümle, 125/1, 4 maddeleri gereğince mahkumiyeti yerine, sanığın eyleminin hastanede görevli polise görev yaptırmamak için direnme suçunun öğesi olarak kabul edilerek anılan suçlardan beraatine karar verilmesi,
3-Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, direnme eyleminin hastane polisi ve ona yardıma gelen hastane güvenlik görevlilerine karşı yapılmış olması karşısında; sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 43/2 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
4-Sanıkların kamu görevlilerine hakaret eylemleri açısından yapılan incelemede; görevi yaptırmamak için direnme suçunu cezalandıran 5237 Sayılı TCK'nun 265/1 maddesinde, kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit unsurlarından bahsedilmiş olup, bu maddenin hakaret eylemini kapsamaması karşısında, sanığın hastanede görevli polise ve hastane
güvenlik görevlilerine karşı ayrı ayrı gerçekleştirdiği hakaret suçunun, ayrı suç oluşturacağı ve aynı kanun 125/3-4 maddelerine göre ayrıca mağdur sayısınca (ikişer kez) mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden görevlilere hakaret eylemlerinin görevi yaptırmamak için direnme suçlarının unsuru olduğu kabul edilerek yalnızca 5237 Sayılı TCK'nun 265/1-3 maddesi gereğince hükümlülük kararı verilmesi,
5-Sanıklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan hükmolunan beraat kararlarında sanıkların nezarethane parmaklıklarını sallayıp tekmelemek suretiyle, nezarethane duvarının sıvalarının dökülmesine neden oldukları anlaşılmasına göre; sanıkların atılı suçtan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
6-Sanık ... hakkında trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma ve her iki sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçlarından tesis edilen mahkumiyet hükümlerinde sanık ...'ın sabıkasız oluşu, sanık ...'in adli sicil kaydındaki hükümlülüğün silinme koşullarının gerçekleşmiş bulunması, sanıkların pişmanlık duyduklarının mahkemece kabulü, trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçuna ilişkin katılan ...'un maddi bir zararının bulunmadığını belirtmiş olması, görevi yaptırmamak için direnme suçu açısından belirgin bir zararın bulunmaması ve hükmolunan cezanın tür ve süresi gözetildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiği halde " zararın giderilme olanağı bulunmadığı " gibi yasal ve yeterli olmayan bir gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.