MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen 09/03/2006 günlü hükmün cezaevinde kendisine tebliğine dair düzenlenen 10/01/2007 tarihli belgede sanığın adı altındaki imzanın sanığın eli ürünü olmadığına ilişkin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Labaratuvarının 04/03/2011 günlü raporu ile anlaşılması karşısında, 27/01/2011 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek, yapılan temyiz incelenmesinde;
03/12/2003 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11/06/2012 tarihinde oybirliğyle karar verildi.