MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen 03/02/1999 günlü karar Resmi Gazete ile 22/06/1999 tarihinde ilan edilerek kesinleştirilmiş ise de yeterli adres araştırması yapılmadan usule aykırı olarak yapılan tebligatın geçersiz olup sanık aleyhine temyiz süresini başlatmayacağının anlaşılması karşısında, sanığın 15/02/2011 günlü temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek, yapılan temyiz incelenmesinde;
01/10/1992 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8.maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy