MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın avukat olmamasına rağmen kendisini avukat olarak tanıttığı ve ... ismiyle bir süre Antalya'da büro açarak avukatlık yaptığı, bu sırada müştekilerden ... ile tanıştığı, müştekilerden ... müşteki ... arkadaşı olduğu ve müşteki ...'in babasının Antalya 2. İş Mahkemesin'de davasının bulunduğu müşteki ... müşteki ... bu davadan bahsedince müşteki ... tanıdığı avukat olduğunu davayı takip edebileceğini belirttiği bunun üzerine müşteki Mustafa'nın sanığa telefon ettiği ve bu davadan bahsettiği, sanığın teklifi kabul ederek Antalya'ya geldiği, Antalya'da bir otele yerleştiği, müştekilerle görüştüğü, mahkemeye hitaben dilekçe yazarak müşteki ...'den dosyanın fotokopisini getirmesini istediği, müşteki ...'in iş mahkemesinin dosyasının fotokopisini sanığa teslim ettiği, sanığın dosyanın fotokopisini inceleyip ondan sonra görüşelim dediği, sanığın otelde kaldığı iki günlük süre içerisinde otel masraflarını müşteki ...'in ödediği bu sırada sanığın bir başka suç nedeniyle otelde yakalandığı, sanık yakalandığında görevlilere mağdur ...'ne ait üzerinde
kendi fotoğrafı yapıştırılmış olan nüfus cüzdanını ibraz ettiği ancak soruşturma başlamadan önce sanığın gerçek kimliğini görevlilere söylediğinin iddia edildiği somut olayda;
1-Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında TCK'nın 58.maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerde yer alan tekerrür uygulanmasına ilişkin kısımların tamamen hüküm fıkralarından çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında TCK'nın 58.maddesinin uygulanması,
b-Sanığın otelde kaldığı iki günlük süre içerisinde otel masraflarını müşteki ...'in ödemesi karşısında, eylemin tamamlandığı halde teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle 5237 sayılı TCK'nın 35.maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy