MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...’in, bekar olan şikayetçi ...’a Muğla‘nın ... köyünde evlenecek yaşta bekar bir kız bulunduğunu söylediğinden şikayetçinin 27.11.2008 tarihinde yanına annesi ...’ı da alarak bahsedilen kızı görmek üzere sanık ... ile birlikte ... köyüne gittiği, burada evleneceği kız olarak gösterilen ... ile annesi olduğu söylenen ... ile tanıştırıldığı, daha sonra .... ve .... isimli bayanların akrabaları oldukları söylenen sanıklar ... ve ... ile görüştükleri, sanıkların şikayetçiye kızın öksüz olduğunu, evlenirse sevaba gireceğini belirttikleri, kızı beğenen şikayetçinin ... ile evlenmeye karar vermesi üzerine sanıkların hep birlikte oturup nişan ve düğün meselelerini
konuştukları ve altı ay sonra düğün yapılması konusunda anlaştıkları, aynı gün sanıkların şikayetçinin yaşadığı yeri görmek istemeleri üzerine ..., ..., ..., ..., ...’ın yanlarında tanık ... olduğu halde şikayetçinin ikamet ettiği Beyağaç ilçesi Kızılcaağaç köyüne gittikleri, burada şikayetçi ile sanık ... arasında aile arasında sözde bir nişan merasimi yapıldığı, nişan dolayısıyla şikayetçinin, gelin adayı olarak tanıtılan ...’ye bir çift altın küpe ve yarım cumhuriyet altını taktığı, sanıklar ... ile ...’nın talebi üzerine de bu kişilere masrafları için 600,00 TL para ve bir adet büyük altın verdiği, nişan sonrasında ...’nin şikayetçinin yanında kaldığı ve diğer sanıklar ..., ... ve ...’ın Köyceğiz ilçesine döndükleri, şikayetçinin yanında kalan ...’nin de kuaföre gitme bahanesiyle evden çıktıktan sonra şikayetçiyi arayarak “Ben gidiyorum ağabeyim beni Muğla’ya götürüyor” diyerek Kale ilçesinden ayrıldığı ve bir daha şikayetçi ile görüşmediği anlaşıldığından, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun düzenlendiği TCK’nın 157. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezasına hükmedileceğinin belirtilmiş olmasına rağmen, adli para cezasına karar verilmemiş olması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy