MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, ...'nin başkanı olduğu, Valilik tarafından dernekte denetim yapılacağının kendisine tebliğ edildiği, hemen bu tebliğden sonra, 07/05/2007-23/10/2007 tarihleri arasında kendisine teslim edilen 5 TL'lik ve 10 TL'lik birer cilt makbuzun çalındığını belirterek kolluğa müracaatta bulunduğu, yapılan incelemeler sonunda 22.410 TL yardım toplandığı, bu miktardan 18.750 TL ile yardım toplama amacında belirtilen yirmi beş adet bilgisayar alındığı, 3670 TL paranın, gider olarak gösterildiği, gider olarak gösterilecek kısmın, gelirin %10'luk kısmını geçemeyeceği de dikkate alındığında, 592 TL paranın sanığın uhdesinde kaldığı, sanığın kullanmış olduğu ... Ev Aletleri Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait 18.750 TL tutarındaki üç adet faturanın sahte olduğu, bu şekilde sanığın, Dernekler Kanunu'nun 32/f maddesi kapsamında, kendisine görevi nedeniyle teslim edilen parayı uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ifadesi, bilirkişi raporu, dernek kayıtları, makbuzlar ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Mahkeme tarafından, temel cezanın belirlenmesinde, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında, eylemin niteliği ve sanığın suç işleme kastının yoğunluğu gerekçeleriyle alt hadden uzaklaşılmış olması ve gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20/01/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy