MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın alışveriş yaptığı markette reyonlarda dolaşarak fiyatı pahalı olan ürünlerin ürün barkodlarını marketin içerisinde gizlice çıkarttığı, bu ürünlere başka ürünlerden çıkardığı ucuz ürünlere ait barkodları yapıştırdığı, bu şekilde marketin kasasından ürünleri gerçekte 173, 03 TL ödemesi gerekirken 27,03 TL ödeyerek geçirdiği, market görevlilerinin güvenlik kamerasından takip ettikleri sanıktan şüphelenerek kendisini suç üstü yakaladıkları, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki beyanları, söz konusu marketin güvenlik kamerası kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşankanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi ve sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının ertelendiğinin anlaşılması karşısında TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla " 16 gün" “4 gün” “3 gün” ve "60 TL"adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün" “1 gün” “1gün” ve "20 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle, yine hüküm fıkrasından sanık hakkında TCK'nın 53 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy