MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, pazarlık yaparak katılana ait üç adet büyükbaş hayvan için 6.650,00 TL ödemeyi kabul ettikleri, 650,00 TL nakit para verdikleri, hayvanları sanıklardan ...'ın aracına yükleyip birlikte şehir merkezine gittiklerinde paranın kalanını da bankadan çekip vereceklerini söyledikleri, sanık ...'ın hayvanlar ile birlikte kaldığı, diğer sanıkların katılanı banka şubesine götürdükten sonra sanık ...'nın kimliğinin yanında olmadığını söyleyerek, birisine telefon açıp paranın katılanın ismine gönderileceğini söylediği, beraberce hayvanların beklediği iskeleye döndüklerinde sanık ...'ın hayvanlar ile birlikte oradan ayrıldığını gördükleri, sanık ...'nın ... Mahallesi'nde oturan eniştesinden para temin edeceğini söyleyip taksiye binerek olay yerinden uzaklaştığı, diğer sanık ...'in de tuvalete gitme bahanesi ile uzaklaşmasına katılanın izin vermemesi üzerine sanık ...'nın PTT havalesi ile 1000,00 TL daha para gönderip, geri kalan parayı da temin edeceğini söylediği, katılanın sanık ...'ı karakola götürdüğü, burada da tuvalete gideceğini söyleyin sanığın jandarma karakolundan kaçtığı somut olayda;
1- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların katılana önce 650,00 TL nakit para verip, birlikte bankaya giderek kalan parayı ödeyeceklerini söyleyerek güven telkin etmeleri, para bulmak için olay yerinden uzaklaşan sanık ...'nın geri dönmemesi ve kovuşturma aşamasındaki iddianamenin içeriğinin doğru olduğuna yönelik beyanı, sanık ...'in karakoldan kaçması, sanık ...'ın da birlikte geldiği sanıkları beklemeksizin Gelibolu'dan ayrılarak Keşan'a gitmesi karşısında birlikte hareket eden sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hapis cezasının kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 08.05.2012 tarihinde vefat ettiğinin UYAP'tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy