MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
10.06.2009 olan karar tarihinin, gerekçeli kararın sonunda 08.06.2009 olarak hatalı yazılması, mahallinde düzeltilebilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, bankada patronunun hesabına para yatırmak için bekleyen şikayetçinin yanına giderek, banka görevlisi olduğunu, patronuyla görüştüğünü, çek yazdırmak için ... Kuyumculuğa gitmesi gerektiğini, parayı kendisine verebileceğini söylediği, bunun üzerine parayı sanığa veren şikayetçinin, kuyumcuya gitmek için bankadan ayrıldığı, yolda patronunu aradığı ve gerçek durumu öğrenip bankaya geri döndüğünde sanığı bulamadığı sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy