MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...’nin Çankırı’da ikamet etmekte olan önceden tanıdığı katılanın mağazasından alış veriş yaparak ilişki kurduğu, sonraki görüşmelerinde ise katılana askeriyede yapılan ihale işlerinde kendisine yardımcı olacağını ihale işlerinden anladığını, kendisine ihale kazandırarak çok para kazanmasını sağlayacağını söylediğinde katılanın sanığın bu teklifini kabul ettiği, bu görüşmenin üzerinden bir iki ay kadar sonra sanığın katılanı telefonla arayarak ihale işi olduğunu söyleyip bir takım evrak ve belgelerle birlikte Ankara iline çağırdığı, Ankara iline gelen katılandan 1.310 TL. para alarak ihale işi için yanından ayrıldığı bir süre sonra tekrar katılandan para istediği, yanında para olmayan katılanın Garanti Bankası ve Akbank kredi kartları aldığı, daha sonra katılana ihaleyi takip ettiğini söyleyerek onu Çankırı iline geri gönderdiği, kart ekstrelerini gören katılanın bu kartlarla sanığın 3.500 TL. ve 1.700 TL. olmak üzere parça parça harcamalar yaptığını gördüğü, sanığın bu olaydan sonra birkaç sefer daha katılanı Ankara’ya çağırdığı ve her seferinde ihale takip işinde kullanma adı altında ihale yapan kişilere vereceği bahanesi ile değişik zamanlarda para ve çek alıp kullandığı halde çeşitli nedenlerle ihalenin ertelendiğini bahane ederek katılanı oyaladığı, katılanın Çankırı ilinde bulunduğu zamanlarda ise PTT havalesi yoluyla para aldığı, PTT yoluyla yapılan havaleleri ise tanıklar ... ve ... adına yaptırdığı, bu tanıklara yakını tarafından PTT aracılığı ile havale gönderileceğini, ancak kimliğini kaybettiğini söyleyerek onların adına havale yapılmasını sağladığı, sanığın katılana askeriyede ihale kazanmasına yardımcı olacağını söyleyerek aynı kasıt altında hareket ederek farklı tarihlerde para, kredi kartı, çek almak suretiyle haksız menfaat temin ettiği, eyleminin dolandırıcılık niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy