MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat,mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan şirket vekili 27.06.2011 havale tarihli dilekçesiyle mahkemenin 21.06.2011 tarihli hükmünü temyiz etmiş ise de; dosyada bulunan 18.08.2009 tarihli vekaletnamesindeki yetkiye dayanarak 27.06.2011 havale tarihli dilekçesiyle isteminden vazgeçmiş olmakla sanık müdafiinin temyizine hasren inceleme yapılmıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir
...Gıda .... Ltd ticari ünvanlı şikette 12.02.2008 tarihinde işe başladığı ve 26.06.2009 tarihinde ise işine son verildiği bildirilen, satış temsilcisi olarak görev yapan sanığın, şirket müşterilerinden tahsil ettiği bir miktar parayı mal edinmesi ve satış temsilciliğine başlarken teminat mahiyetinde kendisinden alınan asıl borçlu olarak imzasını attığı suça konu senedi, kefil olması istenilen kayınpederi ...'e imzalattırılmak üzere alıp üçüncü bir kişiye imzalattırılmak üzere alıp üçüncü bir kişiye kefil imzası attırıp geri getirmesi eylemlerinin "nitelikli güveni kötüye kullanma" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)"Resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen "beraat" hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın atılı suçtan beraat etmiş olması, gerekçeye yönelik bir temyiz de bulunmaması nedeniyle hukuki yarar söz konusu olmadığından sanık müdafiinin 22.06.2011 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz isteminin 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) "Güveni kötüye kullanma" suçundan verilen "mahkûmiyet" hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazının incelenmesine gelince:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 2 nolu ana başlığının birinci paragrafında yer alan "240" ikinci parağrafında bulunan "200" ve sekizinci paragrafındaki "200" ve "4.000,00" rakamlarının hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıya "5"; "4" ile" "4" ve "80" rakamları yazılmak suretiyle sair yönerli usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy