MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanığın, kendisini bekar olarak tanıtarak katılana güven verdiği ve birkaç buluşmadan sonra annesinin hasta olduğunu söyleyerek katılandan 3000 tl para ve cep telefonunu aldığı, ancak bir daha katılanı aramadığı, parayı iade etmediği, sonuçta sanığın hileli bir davranışla katılanı aldattığı ve kendisine yarar sağladığı, dolandırıldığını anlayan katılanın, sanığı yaptığı araştırmayla bulduğu ve şikayetçi olacağını söylediği, bunun üzerine; sanığın, katılana şikayetten vazgeçmesi için "Dusun tasin 4 ad resmin var 1 vesikalık 1 yarım boy genclik resmi 2 tanede 1 i yarim ciplak kanedepe uzanmis halin 1 i de tam ciplak muhatap kisiyle iliski resmin var barbarosun gormesini istemiyorsan resimleri apartman komsularin gormesini istemiyorsan davadan vaz gec avukat bakacak vazgecmemissen resimler ilgili yere gönderilecek bilesin" şeklinde birden fazla kez mesaj yolladığı olayda;
1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanığın, daha önceden kaydettiği cinsel içerikli görüntülerini yayacağından bahisle katılanı işlediği dolandırıcılık suçu nedeniyle şikayetçi olmamaya zorlayarak haksız çıkar sağlamaya çalıştığının mahkemece kabul edilmesi karşısında, eylemin bütün haliyle zincirleme şekilde işlenen şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından iki ayrı hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve Cumhurüyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy