MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK'nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka,48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
1- Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Somut olayda; sanıklar ... ve ... ile...'un bankadan tüketici kredisi çekmek üzere anlaşıp kredi için gerekli belgeleri temin etmek üzere işlemlere başladıkları, sanıklar... ve ... adına sahte ikamet ilmuhaberleri ile gerçeğe uygun olmayan çalışma ve gelir belgeleri düzenleyerek kredi için ... Bankası Tüccarbaşı şubesine müracaat ettikleri, bankaca kredi verilebilmesi için ikinci bir kefil istenmesi üzerine, sanık ...'in mahalleden tanıdığı ve akli melekelerinin zayıf olduğunu da bildiği mağdur ...'i iş bulma vaadiyle kandırarak ondan bir takım belgeler alarak mağdur ...'i kefil yapmaya ikna ettiği, sanık ...'un borçlu sıfatıyla, sanık ... ile mağdur ...'inde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak tüketici kredisi sözleşmesini imzaladıkları, bu sözleşmeye istinaden ... adına tahsis edilen 12.000 TL'lik kredinin sanıklar tarafından alındığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun sübut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 158/1. madde ve fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında, sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar tarafından katılan bankaya ibraz edilen sahte ikametgah ilmühaberleri, çalışma belgeleri ve gelir belgelerinin, asıllarının ele gerilememesine rağmen, bu belgeler kullanılmak suretiyle düzenlenen kredi sözleşmesinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy